PROF. DR. HAYDAR BAŞ | RESMİ WEB SAYFASI

Ne oldu bizlere?


Ne oldu bizlere?

Ne oldu bizlere?

Fenerbahçe-Rizespor maçından sonra Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırı birileri tarafından terörün hortlatılmaya çalışıldığını gösteriyor.

Basit bir protestonun ötesinde, bilinçli ve mesajlar içeren bir suikast girişimi. Zira suikasta hedeflenen gerçekleşseydi, Fenerbahçeli futbolcular şu an hayatta olmayacaklardı.

Bundan birkaç gün önce Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın katledilmesi ya da Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün önünde kadın teröristin üzerindeki el bombalarını attıktan sonra fark edilerek sokak ortasında vurulması, Sultanahmet'te yaşananlar, üniversiteli Özgecan ve Fırat Çakıroğlu cinayetleri…

Gizli el, sokağa, üniversiteye, spora kısaca her yere terörü sokmaya çalışıyor.

Enteresandır, holigan diye nitelenen taraftar, teröre karşı en duyarlı duruşu sergileyen kesim oldu.

Türkiye, bir yandan "Terör var mı?" sorusuna cevap ararken, pek çok maddesi Anayasaya aykırı olan İç Güvenlik Yasası böyle bir ortamda kendine meşruluk buluyor.

Aynı anda devlette çift başlılığın önüne geçmekten bahsedenler, başkanlık sistemi için bastırıyor.

Bazıları olaylarda polisin veya MİT'in istihbarat zafiyetini konuşadursun; önceki gün bir süre Twitter'in kapatılması polis devletine gidişin sinyalleri değil mi? 

Siyasete, basına, yargıya, sporcuya, vatandaşa yansıyan baskı kendini böyle gösteriyor.     

Toplumun her kesimi kaynamaya başladı.

İrade makamındakiler, terörü telin etmekten başka ne yapıyorlar? 

Önemli olan ikincisi yaşanmayacak şekilde tedbirlerin alınmasıdır.

Asıl olan hakkın verilmesinde halkın tepkisini beklemek yerine adaletin gerektirdiği şekilde vaziyet alınmasıdır.

Biz de bunu bekliyoruz!


Whatsapp ile ulaşın Whatsapp ile ulaşın