PROF. DR. HAYDAR BAŞ | RESMİ WEB SAYFASI

8. Ehl-i Beyt Sempozyumu


8. Ehl-i Beyt Sempozyumu

Pazar günü gerçekleştirdiğimiz Ehl-i Beyt Sempozyumu hayırlara vesile olsun. Neredeyse on yıla yakın zamandır Ehl-i Beyt ve onun etrafında bir olmayı anlatıyoruz. Bu anlatış, gerek İslam tarihi kadar eski, rayından çıkmış değerleri yerine oturtmak manasına geldiği gibi; Batı oyunları ile savrulan Müslüman dünyayı kardeş yapma gayesine de hizmet etti.
Malum, İslam dininde nübüvvet ve velayet olarak iki yol vardır. Nübüvvet yolu Hz. Peygamber'in rıhletinden sonra kapanmış ve İmam Ali Efendimizle başlayan velayet yolu açılmıştır.
Bugün için, bir insanın hidayete ulaşmasının tek yolu İmam Ali'ye uzanan velayet yolundan gitmektir.
"Ehl-i Beyt, İslam dininin yaşayan canlı numuneleridir" diyoruz.
Bu bize ait bir tespit olmayıp, sevilmişlikleri ve seçilmişlikleri Cenab-ı Hakk'ın ayetleri ile sabittir.
Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerim'de TATHİR ayetinde, "Yüce Allah ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt'ten her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister." (Ahzab, 33)
MEVEDDET ayetinde, "De ki: Ben bu (peygamberliğimi tebliğime ) karşılık sizden yakınlarıma sevgiden başka hiç bir ücret istemiyorum." (Şura, 23)
Ki İmam Şafi, Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğuna işaret etmektedir.
MÜBAHALE ayetinde, "Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya girişirse de ki, 'gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım ve sonra dua edelim de Allah'ın laneti yalancıların üzerine olsun." (Al-i İmran, 61)
Ve EBRAR ayetlerinde İnsan suresi... İnsan suresinin 8. ayeti de Ehl-i Beyt hakkındadır, "Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar" Ehl-i Beyt'i övmekte ve onları işaret etmektedir.
Şiilik İmam Ali'yi sevmekse, biz de İmam Ali'yi seviyoruz.
Esasen Ehl-i Beyt külliyatımız ile 1700'lü yıllarda İngilizlerin ve günümüzde de ABD'nin üstlendiği Şii-Sünni savaşı çıkarma misyonunu bozuyoruz.
İngilizler 18. yüzyılda İslam dünyasında fitneyi başlatmak üzere bilhassa İstanbul, Bursa, Kayseri, Konya gibi şehirlerdeki medreselere çocuklar göndererek mollalar yetiştirdiler. Yetişen bu ajan mollalar, İngiliz Sömürgeler Bakanlığı'nın talimatıyla İslam dünyasına gönderildi.
İngiliz Sömürgeler Bakanlığı'nın Hicaz bölgesinde uyguladığı projelerden bazıları şöyleydi:
1. Sünni ve Şii düşmanlığı türetip Müslümanları savaştırmak,
2. Müslümanları cahil bırakmak her türlü eğitim ve öğretim merkezli kurumların önünü kesmek,
3. İçki, kumar, fesat, fuhuş, faiz ve domuz etini yaymak,
4. Din alimlerine iftira etmek, din alimleri arasında İngiliz Sömürgeler Bakanlığı'nın elemanlarını yerleştirmek,
5. Müslümanları, "Peygamberin dinden maksadı yalnız İslam dini değildir" düşüncesine inandırmak,
6. Müslümanları ibadetlerinden alıkoymak,
7. Müslüman kadınları tesettürden vazgeçmeleri için çaba sarf etmek,
8. İmam Hüseyin Türbesi gibi Müslümanların mübarek kabul ettiği türbeleri ziyaretten alıkoymak,
9. Evlenme işlerini zorlaştırmak.
Bunların yanında ajan mollalar, gittikleri yerde "Osmanlı her ne kadar Müslümansa da Peygamber soyundan değildir; bu sebeple Arap alemi ile özellikle de Şii dünyayla bunların beraber olması mümkün olamaz" görüşünü işlediler.
İngilizler İslam dünyasında açıktan savaş olmasını çok arzu ettiler ancak Şii mollalar ve Osmanlının halifesi buna izin vermedi, muvaffak olamadılar.
Bölgede İngiltere hakimiyetini kaybedip, ABD söz sahibi olmaya başladığında bu sefer de ılımlı İslam, Medeniyetler İttifakı, BOP ve Arap Baharı devreye girdi.
Maksat yine aynı: Şii-Sünni kavgasıyla İslam birliğine mani olmaktı.
Suriye'nin, Irak'ın, Lübnan'ın, Libya'nın, Tunus'un kısaca 22 İslam ülkesinin coğrafyasının ve halkının perişan edilmesi ABD'nin hakimiyeti döneminde yapılan işlerdir.
İşte Ehl-i Beyt dememizin, "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir" çıkışımızın anlamı bu işgale karşı duruştur.
İngilizin ve Yunanın ajanları bu hizmette elbette önümüzü kesmek için, "çamur at izi kalsın" mesabesinde yorumlarda bulunuyorlar.
Ancak biz milletimiz için giriştiğimiz bu çalışmada onun bizi yalnız bırakmasını anlayamıyoruz


Whatsapp ile ulaşın Whatsapp ile ulaşın